‘Kürtçe Türküler Söyleyen Ermeni Asıllı Kürt Sanatçı’

Öcalan, kendisini anlatan eserler bestelemesi karşılığında nakit para vermiş.

“Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim. Haberi ilk okuduğumda benim de tepkim öyle olmuştu. Ama medya alışmış bu söyleme.

Türkiye’de ‘kürtçü söylem’ hakim bir paradigma haline gelmeye başladı. İnanmıyorsanız televizyonlara çıkan ‘gazeteci’ ve ‘aydın’lar ile terör organizasyonu KCK, DTK veya PKK sözcülerinin söylemlerindeki benzerliğe bakın. Bölücü düşüncenin hâkim olmasında liberal ve muhafazakâr medya yarış halinde. İktidara yakın veya mesafeli olan bütün kanal ve gazeteler liberal, sol ve Kürtçü isimlere ekran ve sayfalarını sonuna kadar açarken bölgeden muhabirleri de ‘ilginç’ ve ‘düşündürücü’ haberlere imza atıyor. İşin ilginç yanı kimse de bunları garipsemiyor. Bunlardan bir tanesi geçtiğimiz günlerde yayınlandı. BDP Diyarbakır’da grup toplantısı yapmış, Selahattin Demirtaş da her zamanki açıklamalarından birini yapmış. “BDP’den önemli açıklamalar” başlığıyla Doğan Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen habere göre Demirtaş, grup toplantısına “geçen yıl yurt dışında hayatını kaybeden Ermeni asıllı Kürt sanatçı Aram Tigran’ı anarak” başlamış. Demirtaş, Tigran için ‘Ermeni asıllı Kürt sanatçı’ demiş midir? Belli değil. Haberde de öyle bir ifade yer almıyor. Bu tanım daha çok gazetecinin nitelemesi gibi görünüyor.

Peki “Ermeni asıllı kürt sanatçı” nasıl oluyor? Niye garipsenmiyor? “Ermenilik” ve “Kürtlük” etnik bir aidiyeti ifade ediyorsa bir insan nasıl ikisi birden olabilir? BDP’liler Kürtlüğü etnik kimliğin yanı sıra bir üst kimlik olarak ‘millet’ tarifi için mi kullanıyorlar? Yoksa ‘Kürdistan’ diye bir devlet kuruldu da ‘Ermeniler’ onun vatandaşı mı oldu?

Başta vurguladığımız gibi ‘Kürtçü söylem’ hakim bir paradigma olduğu için, ne gazete ve televizyon yöneticileri, ne aydınlar ne de vatandaşlar için bu ifade tuhaf kaçıyor. Herkes okuyup geçiyor. Doğan Haber Ajansı’nın geçtiği bu haberi başta CNNTürk.com, Hurriyetim.com, posta.com gibi çok sayıda gazete ve kullanmaktan çekinmiyor. Sadece Doğan grubunda yayınlandığını zannetmeyin. İnternette bir tarama yaptığınızda İhlas Haber Ajansı’nın da Tigran’la ilgili haberlerde benzer ifadeyi kullandığı, Yenişafak gibi muhafazakar gazetelerin haberlerinde aynı tanımlamayı yaptığını göreceksiniz. Medyada Kürtçe söyleyen bir Ermeni, Kürt sanatçı olarak kolaylıkla kabul görüyor. Ancak tersi olsa, Türkçe söyleyen ve yazanları Türk kabul etseniz, veya ‘Kürt asıllı Türk’, ‘Ermeni asıllı Türk’ diye bir ifade kullansanız ne derler? Hemen “Red, inkâr ve asimilasyon” söylemi kullanmakla, Türkçü ve faşist olmakla suçlanırsınız.

Peki Demirtaş’ın saygıyla andığı bu sanatçı kim?  Tigran, Ermeni asıllı olmasına rağmen Kürtçe de türküler söyleyen bir isim. 1934 yılında Suriye Kamışlı’da doğuyor. Müziğe de burada başlıyor. Şarkılarını Kürtçe, Arapça ve Ermenice söylüyor. 1966 yılında Ermenistan’a geçerek, Ermeni radyosunda çalışıyor. BDP’lilerin Ermeni asıllı Suriyeli sanatçıya gösterdiği bu ilginin nedeni Şemdin Sakık’ın kitabından anlaşılıyor. Sakık’ın terör örgütü elebaşısını anlattığı kitabına göre Tigran’a, Abdullah Öcalan kendisini anlatan eserler bestelemesi karşılığında nakit para vermiş. Halep ve Atina’da villa almış. 9 Ağustos 2009’da Atina’daki evinde aniden rahatsızlanarak hayatını kaybeden Tigran Brüksel’deki Ermeni Mezarlığı’na gömülüyor. BDP’li Diyarbakır Belediyesi, Tigran için şehirde temsili bir mezarlık yapmış.

URL: http://www.postgundem.com/?p=320

Yazan - Ağu 16 2011. Kategori POST KULİS. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Giriş